30 Ocak 2017 Pazartesi

Kardeşine Aşık Bir Adam; Van Gogh!


Herkese merhaba! 
Bir kitap önerisiyle geldim ben bu sefer. Çok isteyerek ve hevesle aldım bu kitabı. Van Gogh'un daha önce biyografisini okumuştum, böyle bir kitabın olduğunu görünce de kitabı alıp okumayı çok istiyordum.

Kitabı daha önce de paylaştığım gibi 11.Ankara Kitap Fuarı'ndan aldım. Kitap kesinlikle hayal kırıklığı olmadı benim için. Lakin anlamadığım yerleri çok fazlaydı. Resimle daha iyi ilgilenen biri için okunması çok mantıklı olacak bir kitap bence. Van Gogh, genelde mektuplarında resimlerinden ve resimlerini nasıl yaptığından, nelerden etkilendiğin bahsetmiş. Teknik açıdan da resim yapmayla ilgili çok fazla bilgi vardı ve benim gibi çok fazla bilgisi olmayan biri biraz sıkılabiliyor. Haliyle kitap bir türlü ilerlemedi.

Van Gogh'un hayat hikayesini bilirsiniz belki, yaşadığı bir buhranla kulağını kesip genelevdeki bir kadına hediye etmeye gidiyor. Bu olaydan yaklaşık 18 ay kadar sonra da intihar ediyor. Daha sonraları Van Gogh'un kendi dilimden bir biyografisini yayınlamak isterim açıkçası, lakin şimdilik düşünmüyorum. Mektuplara dönecek olursak, ben bu buhranları ve bu buhranlar sırasında yada sonraki, önceki dönemlerinde neler yazdığını çok merak ettiğimden dolayı okumak istiyordum. Ama kitap 1873 yılından itibaren başlıyor ve bu buhran olayları 1889 yılında yaşanmaya başlıyor. Çabucak o yıllara gelmek istiyordum ama kitabın son 60-70 sayfasına kadar bu dönemlere rastlayamıyorsunuz. Atlamak istemediğimden okumaya devam ettim, sıkıldığımdan dolayı da biraz yavaş ilerledi. 
O dönemleri okumaya başladığımda ise Van Gogh yaşadığı bu ruhsal bunalımları sonradan gerçekten çok mantık çerçevesinde yorumluyordu ve gerçekten çok şaşırdım.
Bu arada şunu da belirtmek istiyorum ki; ben kardeşine bu kadar bağlı, bu kadar aşık bir insan daha duymadım ve görmedim. Buradaki aşkı, bir abinin küçük erkek kardeşine duyduğu sevgi olarak düşünün lütfen.
Hepimiz kardeşlerimizi seviyoruzdur, her gün defalarca tartışıp yine birbirimize döneriz sonuçta. Lakin Van Gogh, kardeşine o kadar bağlı ki yada sanırım kardeşine yazdığı mektupları okuyor olmamdan dolayı bana öyle geldi, kardeşinin her hareketinden etkilenip, artık eskisi gibi ona ilgi gösteremeyecek diye üzülüyor ve bence ruhsal bunalımlarının başlamasının en büyük nedeni bu. Aslında kitapta daha farklı bir şey yazıyor ama bunu buraya yazıp okuma hevesinizi kaçırmak istemiyorum, yine de okurken kendinize göre fikirleriniz oluşacaktır. Lütfen kitabı okuduysanız yada okuyacaksanız bana neler düşündüğünüzü yazın. :)

Kitap Van Gogh'un intihar ettiği günün mektubunu bile içeriyor, intihar ettikten sonra ise 2 gün hastanede yatıyor ve sonra vefat ediyor. 
Ben sonu hakkında çok yorum yapmak istemiyorum. Okumak isteyenler olursa ve özellikle bu tür intihar mektupları, vs. açısından merak edenler olursa koşa koşa gidip kitabı almak isteyebilir ve benim burada yorum yapmam çok da hoş olmaz.

Kısacası kitabı resimle ilgilenen kişilerin kesinlikle okumasını öneririm, bence çok yararlı olacaktır. Benim gibi intihara yol açan aşamaları merak edenler içinse bazı bölümler sıkıcı ama kitap genel itibariyle merak uyandırıcı ve güzel olacaktır.

Kardeşinize olan sevginizi sorgulayabilirsiniz kitabı okurken, kendi hayatınızda bir yerlere koymak istiyorsunuz çünkü okuduklarınızı. Sanırım en farklı etkisi bu kitabın. 

Buraya kitaptan birkaç alıntı koyuyorum, umarım severek okursunuz.

Sağlıkla kalın!

"Gerçekten sevilmeye değer şeyleri sadakatle sevmeyi sürdürebilirse kişi, sevgisini anlamsız, değersiz, önemsiz şeylere ziyan etmezse, zamanla daha çok ışığa kavuşacak, güçlenecektir."

"Ve böylesine bir anmış gibi geçen bir günün, böylesine kısa süren bir sevincin anılarımızda hep kalacağını, hiçbir zaman unutulmayacağını bilmek ne büyük bir mutluluk!"

"Nasıl oldu bilmiyorum ama elimde olmadan, ailenin başedilemez, kuşku uyandırıcı bir kişisi durumuna geldim, en azından güvenilemeyecek biri.. Bu halde kime ne yararım dokunabilir?
Her şeyden çok bu nedenle, yapabileceğim en iyi, en akla yakın şey bir yerlere gitmek, uygun bir uzaklıkta bulunmak hepinizden, böylece varlığımı unutabilirsiniz.
Tüylerini dökme -tüy değiştirme- vakti kuşlar için neyse, biz insanlar için de düşkünlük ve mutsuzluk dönemleri aynı zor zamanlar. Böylesi bir tüy dökme döneminde ömrü billah kalabilir kişi, ya da atlatır, yenilenmiş olarak yaşama döner.. Ama ne olursa olsun, başkalarının gözü önünde yapılamaz bu, çünkü hiç de eğlenceli bir şey değil... Öyleyse saklanmaktan başka çare yok. İyi ya, öyle olsun."

"'Hiçbir kadın yaşlı değildir.' Dünyada hiç yaşlı kadın yoktur anlamına gelmiyor bu; yani, sevdiği ve sevildiği sürece hiçbir kadın yaşlanmaz, demek."

"Kararım şu: Onu o kadar uzun süre seveceğim ki, sonunda o da beni sevecek."

"Herhangi bir kadın, hangi yaşta olursa olsun, sevdiği ve iyi yürekli olduğu takdirde, erkeğe bir anın sonsuzluğunu değil ama sonsuzluktan bir an verebilir."

Van Gogh'un Arles'da yaşadığı evin yatak odası, 1888. (Benden not: Kitapta bu resmi nasıl çizdiği, neden çizdiği gibi ayrıntılarını bile anlatmış Van Gogh.)
         Kanagawa Oki Nami Ura
 ("Kanagawa açıklarında dalga arkası"),
         Hokusai, 1829-1832 arası
Yıldızlı Gece, Haziran 1889.














Resimler ve altlarındaki bilgiler Vikipedi'den alınmıştır. Van Gogh'un daha fazla resmine bakabilmek için tık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder